Gündeme Dair 1965 yazıları

Gündemimizin en önemli konusu yerel seçimler olsa da ondan öne çıkan geçim zorluğu iyice kendini hissettirmektedir. Bugünlere nasıl geldik? 

Akp'nin 17 yıllık tek başına iktidarı boyunca neredeyse her yöntemi kullanarak iktidarda kalmayı başardı. Bu süreçte devletin neredeyse bütün kadrolarına FETÖ'nün sızmasıda bunun içindedir. 1980 darbesi sonrası ülkede düşünen kesime vurulan bu kıyım 80 'li ve 90 'lı kuşakların siyasetten uzak geçirmesini sağladı. Bu süreçte başarılı gençleri avlama işi için dershane, yurt kıstasına alınan gençliğin FETÖ'nün kucağına itilmesine sessiz kalındı. Bu noktada sağ sol çatışmasından çıkan Türkiye cemaatçi tehlikeyi çok önemsemedi. Bunun sebeplerinden birisi Özal'lı ANAP döneminde serbest piyasa ekonomisi ile insanın zaaflarından birisi olan "lüks" yaygınlaşınca papatyalar açmış gibi oldu, oysa 24 ocak kararları ile yabancı sermayenin ülkemize girmesinin önü açıldı. 1994 İstanbul gülü Tansu Çiller'li devalüasyona kadar siyasi bir alternatif olmayan " cemaatçi düşünce " diyeceğim kişiler 1993 yılında önemli gazeteci ve yazarların öldürülmesi,SHP'nin iktidar ortağı ike ortaya çıkan "Sivas Katliamı" ile ciddi bir boşluğa düşen "sol veya sosyal demokratlar" bir sessizliğe büründü. Bülent Ecevit'in siyasete girme sebebi olan İsmet İnönü'yü kurucularından olduğu partisinden istifa ettiren bunun yanında varisi Deniz Baykal'ı siyasete sokma başarısını gölgelyecek Kıbrıs Harekatı sırasında kontrolden çıksa da ülkede "istikrarsızlık" getiren bir hareket olması itibari ile yine küresel sermayenin işine gelmiştir. Siyasette yeni figüranlar arayan küresel sermaye dediklerini hepsini yapacak ve "1965" ten beri eğittiği kişileri siyasetle buluşturma zamanı gelmişti. Uzun soluklu bir iktidarın en önemli yapı taşı "yerel yönetimler" olduğundan alabilecekleri önemli iki vilayet istanbul ve Ankara başta olmak üzere birçok il yerel yönetimleri alma başarısı göstermek için sağın zaferi için solun destek vermesi gerekiyordu. Devreye Ecevit ve Baykal çıkarak Erdal İnönü önderliğinde SHP'nin önü kesilmesi gerekiyordu . 1992'de bu amaçla tekrar açılan CHP aslında kurucu ideallerinden uzak bir yapı ile anti demoktratik şekilde delege ve aday belirleme yöntemleri ile her seçim zamanı tartışmaların olduğu, liyakattan uzak , süreklilik arz etmeyen yaklaşımla ülkesine hizmet etmek isteyen aydınları ya siyasetten uzak tuttu yada içine alarak politik oyunlarla partiden ayrılmasına sebep olarak zayıflatmıştır. Bu yaklaşım bugünlerde devam etmektedir. Kuruluş amacı olan DSP önemli adayları koyarak oyların bölünmesini ve 1994 yılında AKP'nin temellerinin atıldığı RP adaylarının kazanması sağlandı. Bugün FETÖ'nün neler yapabileceğini görmüş bir toplum olarak o yıllarda da "farklı" olmayan bu örgütün her türlü hile, hırsızlık, iftira ve kritik noktalara yerleştirdiği adamları sayesinde Ankara seçimlerini SHP adayı kazanamsına rağmen 2 gün sonra Gökçek kazanması doğal mıdır? 1994 seçimlerinde önemli görev üstenen UZAN'ların , aynı görevi 2002 yılında da yerine getirerek %45 seçmenin tercihlerinin seçime yansımaması için partilerin baraj altına kalmasını sağlamıştır. Ancak iktidar partisi kendisine rakip istemediğinden ipi çekilmiştir. Son zamanlar da "bazı abileri" kızdırmamak gerekli itirafı ile sabırsız davrandığı ortaya çıkmaktadır.

Tarihi boyunca solu bölen parti imajı olan DSP'nin bir görevi de ANAP gelişini sağlamak gibi AKP'nin gelişini sağlamak için toplumun "sol" partiden illah etmesi gerekiyordu. Deniz Baykal'ın CHP'si ANASOL-D koalisyonuna seçimi 1 yıl erkene almak şartı ile destek vermesi enteresandır. Türk siyasi tarihinde önemli yıllardan birisi de 1999 yılıdır. Abdullah Öcalanı veren küresel sermaye AKP'nin gelişini hazırlamak için "sol" ve " milliyetçi" görüşleri savunan partilerin bizlere acı ilacı içirmesi gerekiyordu. AKP yatırımını yapan küresel sermaye İMKB'nin 1800 'lerde olan endeksini 4-5 ayda 20.000 'lere çıkartarak göstermiştir. Kısa bir bilgi borsa beklenti ile yükselir. Cemaatçi bir parti gelmesi için denenmemişlerin iktidara gelmesi gerekiyordu. DSP ve MHP bu misyonu yerine getirdi. 1994 devalüasyon ile yerl seçimlerde tepki oylarını alan "cemaatçi yapı" ikinci bir kriz ile 2001 krizi sonucu 2002 yılı seçim sonuçlarının biraz daha adrese teslim olması için Deniz Baykal'ın ve Cem Uzan'nın  yardımıyla tek başına iktidar olan AKP yıllardır nokta atışları ile mesela Anayasa başkanlığına Özal zamanında yerleştirilen Haşim Kılıç AKP 'nin kapatılmasında, Siirt seçimlerinde usulsuzlükle seçilmenin önünü açması gibi kritik görevler yapması gibi bir önemli kurumda gizli yerleştirdiği kişiler AKP döneminde artık aleni bir şekilde yerleştirildiler. 

Hatta bu yerlerde yer açmak için iftira, yıldırmanın yanında Ergenekon, Balyoz gibi uydurma suçlamalarla canını istedikleri herkesin sicilini kriletmek ve görevden almaları futursuzca yapmıştır. AKP'nin işine gelmesinden dolayı desteklemiştir. ÖSYM ile kendi cemaatinde olanlara sorular çalınarak yıllardır onların üniversiteleri kazanması sağlanmıştır. Üniversite hayalleri kuran gençlerin hakları ellerinden alınmıştır. YÖK'te yapılanmaları ile akademik kadrolarda hızla yükselmelerinin önündeki bütün engelleri kaldırmış adam kayırma ile şimdi Prof.,Doç, olan bir çok örgüt üyesi vardır. Son zamanlarda özellikle 15 temmuzdan sonra FETÖ'cülerden çok AKP karşıtı olan akademisyenleri görevden almalar yapılmaktadır.

Köstebek kitabı ile yaptığı önemli bir tespitle 1997 yılında polis okulundan mezun olanların %66'sı fetö örgütünden olduğunu söyleyen Necip Hablemitoğlu AKP iktidara geldiğinin 2. ayında öldürülmüştür. Polis, askeriye başta olmak üzere YÖK, YSK, Üniversiteler, HSYK, Danıştay,Yargıtay, Sayıştay gibi önemli kurumlara neredeyse FETÖ'cü olmayan giremiyordu. Tüm bunlar AKP iktidarında olması onların izni ile olduğu aşikardır. 

Gezi olayları FETÖ'yü ortaya çıkardı. O yüzden R.Tayyip Erdoğan gezicilere dua etmelidir. Beraber yürümedikleri ve en ufak bir durumda kendilerini hainlik edeceğini ortaya çıkardı. Bu süreç 15 Temmuz darbesine kadar ülkeyi getirdi. Türkiye'nin tek kurtuluşu Atatürk'ün belirlediği yolu izleyerek devrimlerine sahip çıkıp devam ettirmekten geçiyor!.

Yorum Yap
A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı - Çevre Mühendisi Alpay AYDIN